24 Ocak 1980 İstikrar Kararları ile Neler Değişti Türkiye’ye Etkileri, Öncesi ve Sonrası

En İyi İkili Opsiyon Komisyoncuları 2020:
  • Binarium
    Binarium

    Sıralamada birincilik! En iyi ikili opsiyon broker!
    Yeni başlayanlar için mükemmel seçim! Ücretsiz eğitim ve
    demo hesabı! Kayıt bonusu!

  • Binomo
    Binomo

    Güvenilir ikili opsiyon broker!

24 Ocak Kararları

12 Eylül 1980 askeri darbesi öncesinde Türkiye’nin ekonomik hayatı için milat sayılan 24 Ocak “İstikrar Kararları” hayata geçirilmiştir.

24 Ocak kararları Türkiye ekonomisinin kabuk değiştirmesi anlamında çok önemli bir dönüm noktasıdır. Cumhuriyet tarihin en radikal ekonomik hamlesi 24 Ocak kararlarıdır.

Türkiye ekonomisine getirdiği yenilikler ve açılımlarla 24 Ocak kararları Türkiye’nin kapitalistleşme ve liberal ekonomiye geçiş sürecinde bir kırılma noktası olarak çok önemli bir yer tutmaktadır.

1980 yılı başında bir azınlık hükümeti kuran Süleyman Demirel, Turgut Özal’ı tam yetki ile donatarak ekonomi yönetiminin başına getirmiş, Özal’da kurduğu ekiple 24 Ocak Kararları diye bilinen istikrar paketini hazırlamıştır.

24 Ocak Kararları’nın ana hatları şu şekildedir:

  1. %32,7 oranında devalüasyon yapılarak günlük kur ilanı uygulamasına gidilmiş,
  2. Devletin ekonomideki payını küçülten önlemler alınmış, KİT’lerdeki uygulamaya paralel olarak tarım ürünleri destekleme alımları sınırlandırılmış.
  3. Gübre, enerji ve ulaştırma dışında sübvansiyonlar kaldırılmış.
  4. Dış ticaret serbestleştirilmiş, yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmiş, kâr transferlerine kolaylık sağlanmış.
  5. Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri desteklenmiştir.
  6. İthalat kademeli olarak liberalize edilmiş, ihracat; vergi iadesi, düşük faizli kredi, imalatçı ihracatçılara ithal girdide gümrük muafiyeti, sektörlere göre farklılaşan teşvik sistemi ile teşvik edilmiştir.

24 OCAK ÖYKÜSÜ: Turgut Özal’ın yıllarca yanındaki isim eski Başbakan Yardımcısı Kaya Erdem de 24 Ocak Kararları’nın alınış öyküsünü anlattı. Bu dönemde IMF Türkiye Masası Şefi’nin bir aydır Ankara’da beklediğini aktaran Kaya Erdem, programı hazırladıktan sonra 3 Aralık’ta IMF temsilcisini de alarak Başbakan Demirel’e gittiklerini söyledi. Bu sırada IMF temsilcisinin Başbakan ile iki dakika yalnız görüşmek istediğini ve bunun gerçekleştiğini aktaran Kaya Erdem, görüşmenin içeriği konusunu aydınlatmadı. Kaya Erdem şunları söyledi:

“Biz programı anlattık. IMF temsilcisi ‘Şimdiye kadar uygulanmayan programlar nedeniyle güvenin kalmadığını, durumun tahminin ötesinde ciddi olduğunu’ söyledi ve 2 dakikalığına da Başbakan ile yalnız görüşmek istediğini ekledi. Biz, Turgut Bey’le dışarı çıktık.
Daha sonra üzerinde çalışılan önlemleri Özal, Demirel’e aktarıyordu. Program 25 Aralık 1979’da bitirildi. 1.1.1980’de hükümete sunulması kararlaştırıldı. Ama 27 Aralık’ta Genelkurmay Başkanı’ndan Başbakan’a bir mektup geldi. Basın bunu ‘muhtıra’ diye yorumladı. Demirel mektubun önceki hükümete gönderildiğini savundu. Bu tartışma içinde programın Bakanlar Kurulu’na getirilmesi gecikti. Biz de, Başbakan’ın bilgisi dahilinde önlemleri Genelkurmay üst kademesine anlattık. 2 saat süren iyi bir sunum oldu. Ben elle yazdığım kararları dört dosya haline getirdim. Son olarak 24 Ocak sabahı Özal’ın evinde toplanmıştık. Saat 10’da Özal telefonla Bakanlar Kurulu’na çağırdı. 15 dakika sonra Özal dosyalarla beni çağırdı. Başbakan’ın sağına o, soluna ben oturdum. Kararları bitirinceye kadar Bakanlar Kurulu sürdü. 500 milyon dolar IMF dış kaynak aktaracaktı, OECD de katkıda bulunacaktı. Devalüasyon kararı 19.00 haberlerinde açıklandı. Toplantı gece saat 24’e kadar sürdü. Demirel bakanlara ‘Ülke için çok hayırlı kararlar alındı’ dedi. Kararlar tarihe Özal ve ekibinin aldığı kararlar diye geçti. Ama kararlarda Demirel’in büyük payı vardır. O zamana kadar hiçbir hükümet bu kararları uygulamak cesaretini gösteremedi. Bu kararları Demirel’e kabul ettirmekte gösterdiği çaba ve beceri, Sayın Özal’ın 24 Ocak kararlarına damga vurmasını sağlamıştır.”

24 Ocak 1980’de IMF tarafından, Özal’ın eline tutuşturulan programın asıl hedefi şuydu: Türkiye tek taraflı olarak yabancı sermayeye açılmıştı. Uygulanmak istenen “liberal ekonomi modeli” sermayenin ihtiyaçlarına göre piyasanın düzenlenmesinden ibaretti.

Sonuç

Sonuç olarak şunu söylemek mümkündür: 24 Ocak 1980 kararlarıyla ekonominin dışa açılması hedeflenmiş, ülke ekonomisinin dünya ekonomisine entegrasyonunu sağlamak adına bu entegrasyonu zorlaştıran ne varsa tasfiye edilmiştir. Dünya ekonomisiyle entegrasyonun gerçekleştiği kabul edilebilir, ancak bu süreçte 24 Ocak kararları alınırken resmi olarak verilen kalkınma vaatlerinin gerçekleştiğini söylemek de mümkün değildir. 24 Ocak kararlarının alınışından yaklaşık dokuz ay sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ülkedeki ekonomik ve sosyal ortamdaki kargaşaya son vermek gerekçesiyle 12 Eylül 1980 tarihinde ülke yönetimine el koydu. Bazı ekonomistler, 12 Eylül darbesinin 24 Ocak kararlarını rahat uygulamak için yapıldığını öne sürmüşlerdir.

24 Ocak Kararları Nedir?

24 Ocak kararları, Türkiye’nin dış borç ve kötü yönetim yüzünden içine düştüğü yarı iflas durumundan çıkabilmek için aldığı kararlardı.

Kötü yönetimden kasıt, TL’de sabit kur izlemek ve petrol zamlarını ürünlere yansıtmamak gibi popülist siyasetler yüzünden büyük kamu maliyesi açıkları verecek politikaların uygulanmasıydı.

En İyi İkili Opsiyon Komisyoncuları 2020:
  • Binarium
    Binarium

    Sıralamada birincilik! En iyi ikili opsiyon broker!
    Yeni başlayanlar için mükemmel seçim! Ücretsiz eğitim ve
    demo hesabı! Kayıt bonusu!

  • Binomo
    Binomo

    Güvenilir ikili opsiyon broker!

24 Ocak kararlarıyla birlikte, devalüasyona gidildi ve dolar 47′ TLden 70 TL’ye çıkarıldı. KİT ürünlerine çok büyük zamlar yapıldı. Örneğin, gübreye 7 kat, posta ücretlerine 4 kat, çimentoya 3 kat, şekere yüzde 170, petrol ürünlerine yüzde 200, elektriğe yüzde 153, kâğıda ise yüzde 104 zam yapıldı.

24 Ocak Kararlarıyla birlikte ilan edilen hususlar şunlardı:

Sıkı para politikası izleneceği,

Tarım ürünleri taban fiyatlarının dünya fiyatlarına uydurularak düşürüleceği,

Alt yapı dışında kamu harcamalarının kısılacağı,

Faiz oranlarının yükseltileceği,

Ücretlerin olabildiğince kısılacağı,

Döviz kurunun değişken olacağı,

Dış borçların zamanında ödenmesine özen gösterileceği.

24 Ocak Kararları, ekonominin piyasa kurallarına uygun olarak yönetilmesine yönelik önemli kararlardı ve ekonomik, mali, kurumsal, toplumsal ve siyasal alanlarda bir yeniden yapılanmayı gündeme getirmek açısından aynı zamanda bir “yapısal uyum” programı niteliği taşıyorlardı.

Yapısal Uyum kavramı, 1970’ten itibaren güçlenmeye başlayan ve “küreselleşme” olarak anılan uluslararası kapitalizmin taleplerini yerine getirmek için gerekli olan bünye değişikliğini ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Bu açıdan 24 Ocak Kararları, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde salt ekonomik olmanın ötesinde hem toplumsal hem siyasal açıdan önemli bir kırılma noktasıdır.

24 Ocak Kararlarıyla birlikte Cumhuriyetin başlarından beri uygulanan İthal İkameci Sanayileşme modeli terk edilmiş ve bir anda ihracata yönelik yeni bir sanayileşme modeline geçilmiştir.

Sonuç olarak, 24 Ocak Kararlarının amacı Türkiye’nin dünya serbest piyasasına eklemlenmesi olarak ifade edilebilir.

Yazıyı faydalı buldunuz mu?

Ortalama 5 / 5. Oy sayısı 2

Geri bildiriminiz bizim için oldukça önemli, teşekkür ederiz.

Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz.

Eleştirilerinizi duymak ve eksiklerimizi öğrenmek istiyoruz.

Lütfen makalede bulduğunuz eksiklikleri belirtiniz:

24 Ocak kararları nedir?

Cumhuriyet tarihin en radikal kararları olan 24 Ocak kararları günümüze kadar uygulanan en kritik kararlar arasında yerini almıştır. 12 Eylül askeri darbesi öncesinde Türkiye’nin ekonomik hayatı için önemli bir başlangıç olarak kabul edilen 24 Ocak “İstikrar Kararları” hayata geçirilmiştir.

24 Ocak kararları Türkiye ekonomisinin kabuk değiştirmesi anlamında son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 24 Ocak kararları Türkiye’nin kapitalistleşme ve liberal ekonomiye geçiş sürecinde bir kırılma noktası olarak sayılabilir.

24 Ocak istikrar programı IMF destekli bir Ortodoks programdır. O dönemde dünyada yaygın olarak kullanılan IMF politikalarından biri olan bir istikrar programıdır. Program faizlerin yükseltilmesi, kamu mallarına zam yapılması, sıkı para ve maliye politikaları, emek ücretlerinin baskı altında tutulması, kamumun piyasadan çekilerek özel sektörün önünün açılması gibi çeşitli yöntemler içeriyordu. Bundan dolayı 24 Ocak istikrar kararlarının ana paradigması IMF ve Dünya Bankasıdır.

24 Ocak Kararları, kısaca 24 Ocak 1980 tarihinde ekonomik literatüre geçen ve yapısal dönüşümleri içeren bir programdır. Dönemin başbakanı Süleyman Demirel, 1979 yılında Başbakanlık Müsteşarlığı’na getirdiği Turgut Özal’a bir ekonomik istikrar programı hazırlama görevini vermiş ve bu program hemen hazırlanmıştı. 24 Ocak 1980 tarihinde kamuoyuna açıklanmıştır.
24 Ocak istikrar kararlarıyla Türkiye ekonomisinin temel paradigması değişmiştir. Bu kararlarla birlikte Türkiye’nin ekonomi anlayışı, yeni bir anlayışla yani “piyasa ekonomisi”yle hayat bulmuştur.
24 Ocak Kararları’nın şu şekilde özetlemek mümkündür:
1. % 32,7 oranında devalüasyon yapılmak suretiyle günlük kur ilanı uygulamasına gidilmiştir.
2. Dış ticaret tamamen serbestleştirilmiş, yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmiş, kâr transferlerine ise kolaylıklar sağlanmıştır.
3. Devletin ekonomideki payını küçülten çeşitli önlemler alınmış, KİT’lerdeki uygulamaya paralel olarak tarım ürünleri destekleme alımları oldukça sınırlandırılmıştır.
4. Gübre, enerji ve ulaştırma dışında bütün sübvansiyonlar kaldırılmıştır.
5. Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri desteklenmiştir.
6. İthalat kademeli şekilde liberalize edilmiş, ihracat; düşük faizli kredi, imalatçı ihracatçılara ithal girdide gümrük muafiyeti, vergi iadesi, sektörlere göre değişen teşvik sistemi ile teşvik edilmiştir.

24 Ocak kararlarıyla ekonomi serbest piyasa anlayışıyla kapitalist dünyaya entegre edilmeye çalışılırken, kar maksimizasyonu ve rekabetçi fiyat politikaları üzerine yeni bir ekonomi anlayış oluşturulmuştur.

Türkiye artık dışa kapalı devletçi politikalardan vazgeçmiştir. Planlı kalkınma modeliyle ülkenin gereksinim duyduğu her türlü malın ülke içinde üretilmesi anlayışıyla, “ithali ikame” etmeye çalışan (ithal ikameci politika) Türkiye yerine, dış dünyaya açık bir Türkiye tercih edilmiştir.

Bu kararlarla birlikte özel sektörün ve girişimciliğin önü açılmıştır. Bu kararlar ile devletin ekonomideki payının küçültülmesi için “Devletçilik Politikası” sınırlandırılmıştır. Yabancı sermaye girişinin kolaylaştırılması ve yabancı sermaye yönelik teşvik edici uygulamalar ekonomideki yerini almaya başlamıştır.

12 Eylül 1980 tarihinde askeri darbesi Türkiye’deki birçok siyasi yapılanmanın kırılma noktası olurken, 24 Ocak kararlarına müdahale etmeyip devam ettirerek, Türkiye ekonomisinin bu yeni programının teminatı olmuştur.

24 Ocak İstikrar Programı’nın uygulanmasında yurt içinde tasarruf ve sermaye miktarını artırmak için sermaye belli ellerde yoğunlaştırılmıştır. Yüksek reel faizle uzun yıllar beslenen sermaye grupları, sermayelerini üretmeden devletin sırtından faizle büyümüşlerdir.

Türkiye’deki gelir dağılımın bozulmasında en büyük etkiyi, 1980 sonrası uygulanan ekonomi politikaları yapmıştır. 24 Ocak kararlarıyla ücretler ve ücretliler baskı altına alınmıştır. Baskı altında kalan ücretler, gelir dağılımından ve servetten alınan payı ücretliler aleyhine bozmuştur.

24 Ocak 1980 kararlarıyla ekonominin dışa açılması amaçlanmış ülke ekonomisinin dünya ekonomisine entegrasyonunu sağlamak için bu entegrasyonu zorlaştıran ne varsa tamamen tasfiye edilmiştir. Dünya ekonomisiyle entegrasyonun gerçekleştiği söylenebilir, ancak bu süre zarfında 24 Ocak kararları alınırken resmi ağızlardan duyulan kalkınma vaatlerinin gerçekleşmediği görülmektedir.

1980 yılının ortalarından itibaren ekonomiye ait olan rakamlar, 24 Ocak kararları ile başlayan yeni birikim modeline geçiş sürecinde olumsuz bir tablonun oluştuğunu ortaya koymuştur. Bu dönemde iç ticaret hadleri tarım aleyhine gelişmiş, ücretler gerilemiş, işsiz sayısı hızlı bir şekilde artmıştır. 1978’de % 8.1 olan işsizlik oranı, 1983’e gelindiğinde %12.4’ yükselmiştir.

En İyi İkili Opsiyon Komisyoncuları 2020:
  • Binarium
    Binarium

    Sıralamada birincilik! En iyi ikili opsiyon broker!
    Yeni başlayanlar için mükemmel seçim! Ücretsiz eğitim ve
    demo hesabı! Kayıt bonusu!

  • Binomo
    Binomo

    Güvenilir ikili opsiyon broker!

İkili Opsiyonlar ve Forex Hakkında Her Şey
Bir cevap yazın

;-) :| :x :twisted: :smile: :shock: :sad: :roll: :razz: :oops: :o :mrgreen: :lol: :idea: :grin: :evil: :cry: :cool: :arrow: :???: :?: :!: